Peygamber Efendimiz ve Hayvanlar

Peygamber Efendimiz Hayvanlara Nasıl Davranırdı?

yazan Arif Ağırbaş
Bu yazıyı beğenin

Aufrufe: 902

Peygamber Efendimiz ve Hayvanlar

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hakkında çok şeyler yazılır. Bu dünyada hakkında en fazla yazılan kişidir o. Âlimler tarafından Peygamber efendimizin hayatı kaleme alınmış bizlere detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Ben sizlere kısa bahisler anlatarak Peygamber efendimizin hayvanlara bakış açısından bir nebze olsun anlatmak istiyorum.

Kendisine, “Hayvanlara yapılan iyilik için de mükâfat var mı?” diye soranlara şu cevabı vermiştir: “Evet, her canlıya yapılan iyilik için mükafat vardır.”(Buhari)

Canlılara gösterilen şefkat ve merhametin neticesinde Cenab-ı Hakkın bağışlayacağına dair Bir diğer rivayette şöyle denmiştir:

“Fahişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkararak (onunla şu çekip köpeği suladı). Bu sebeple kadın mağfiret olundu.”(Müslim)

Peygamberimiz Mekke’nin Fethi esnasında Ordunun en önünde ilerlerken yolları üzerinde yeni doğum yapmış dışı bir köpekle yavrularını görür. Suraka öğlu Cuayl’i çağırarak emir verir.

“Anneyle yavrularının önünde duracak ve ordunun tamamı geçinceye kadar onlara nöbetçilik edip, ezilmekten koruyacaksın.”

Dişiyle yavruları rahatsız edilmemiş fakat on bin kişilik Fetih ordusu istikametini değiştirmiştir.

Başka bir Hadisi Şerifte: “Kim sırf eğlence olsun diye keyif için bir serçe öldürürse, kıyamet gününde o serçe Allah’a şu şekilde şikâyette bulunur:

“Yâ Rabbi, bu kişi beni yemek ve benden yararlanmak için değil, sırf kendi zevki için boşu boşuna öldürdü.”

Ebu Katade’nin abdest alması için bir kaba su koyulmuştu. Kedi gelip bu kaptan su içiverince Ebu Katâde biraz daha su içmesi için, kabı kedinin önüne uzattı. Kendisine hayretle bakıldığını görünce, “Niye hayret ettin, Resulullah efendimiz, “Kedi pis değildir, etrafınızda (evinizde) serbest dolaşsın” buyurdu. (Ebu Davud, Tirmizi)

Sahabelerden biri bir gün Hz. Muhammed’e gelip birisi hakkında şöyle söylemiş:

“Pis kedileri toplayıp kulübesinde bakıyor”.  Hz. Muhammed o anda bir şey söylememiş. Daha sonra bu kimseyi sokakta görmüş. Bu zât bir kedi yavrusu bulmuş. Hz. Muhammed’e sahabenin söylediğini kendisi de bildiği için, Resûl-u Ekrem Peygamberimiz bir şey söyler diye kediyi hemen hırkasının içine saklamış.

Peygamberimiz kendisine, hırkanın altında ne sakladın demiş. Hırkayı açmış küçük bir kedi yavrusu. Hz. Muhammed yavruyu sevmiş, okşamış ve o zâta: “Ebu Hüreyre utanma. Sen kedi babasısın” demiş.

O günden sonra Abdurrahman bin Sahr’a artık Peygamber Efendimizin hitap ettiği gibi

Ebu Hüreyre (Kedi babası) diye hitap edilir. (Buhari: 5, 811).

Bediüzzaman Said-i Nursi gibi bazı âlimler kedilerin çıkardığı mırmırların “Ya (Er) Rahim, Ya (Er) Rahim” şeklinde bir dua olduğunu, kedilerin bu şekilde şükredip, zikrettiklerini söylemektedirler.

Hz. Peygamber hayvanların koruası, onlara merhamet ve şefkat gösterilmesi konusuna çok

önem verdiği görülmektedir. Onun hayvanlara şefkat gösterilmesi, korunması, eziyet edilmemesi, aşağılanmaması gibi konularında gösterdiği titizlik gerçekten de dikkat çekicidir. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hayvanlara işkence ve zulüm yapılmasını yasakladığı görülmektedir. Bu çerçevede, Peygamber Efendimiz Müslümanlara sadece insanlara değil, bütün canlılara karşı merhametli olmalarını öğretmiştir.

Efendimiz, çalıştırılan hayvanlara insanlar gibi dinlenme hakkı vermiş ve yolculuk sırasında yapılan dinlenmelerde öncelikle hayvanların ihtiyaç ve istirahatlerinin sağlanması vurgulanmıştır. Sahabeden Enes b. Malik bize şu hikâyeyi anlatmaktadır:

“Biz bir konaklama yerine geldiğimizde hayvanların yüklerini çözüp (onları istirahate terk etmeden) namaza başlamazdık.”

Peygamber efendimiz bir gün Hz. Aişe (r.a.)’nin devesine biraz sert davrandığını görünce uyarır ve şöyle der: “Merhametten mahrum olan, her türlü hayırdan mahrumdur.”

Abbas oğlu Abdullah anlatmaktadır. Bir gün Allah’ın Elçisiyle bir yere gidiyorduk. Birisi kesmek üzere bir koyunu bağlamış, köyünün göz önünde bıçağı biliyordu.

Hz. Muhammed(sav) ona seslendi: “Onu defalarca mı öldürmek istiyorsun?”

Rivayetlere göre peygamber efendimizin kedisinin ismi Müezza’ dır ve o kedisini çok severmiş.

Yüce dinimiz İslam, kâinatta her şeyin bir denge ile yaratıldığını bildirir. Kâinattaki tüm varlıklarda görülen denge Allah’ın varlığının birer işareti ve belgesidir. Kâinattaki çevreyle ilgili dengeyi sağlayan en önemli unsurlarından birisi de hayvanlardır. Kur’an-ı Kerim çevreyle ilgili sistemin önemli üyeleri olan hayvanları, ‘ümmet’ olarak isimlendirmektedir. En’am Süresi’nin 38. Ayetinde; “Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi ümmettir. Biz o kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler”, buyrulmaktadır. Bu Ayeti Kerimede, yeryüzündeki bütün canlıların insanlar gibi birer tür oldukları, tek hücrelilerden, omurgalılara, sürüngenlerden, ayaklarıyla yürüyenlere ve kanatlarıyla uçanlara kadar bütün canlıların müstakil birer varlık oldukları bildirilmektedir.

Unutmayalım. Cum’a Süresinin birinci Ayet-i Kerimesinde şöyle denilmektedir:

“Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan her şey (herkes) O’nu tesbih eder. Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, aziz ve hakim olan Allah’ı tesbih eder.”

 

 

 

- Yorumunuz -

BU YAZILAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

- Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşın lütfen -

Send this to a friend