Çerkes Soykırımı 154. Yılında (8 Madde)

yazan Arif Ağırbaş
Bu yazıyı beğenin

Aufrufe: 117

Çerkes Soykırımı (154. Yılında)

21 Mayıs 1864’te Kafkasları ele geçirmek için bir dizi saldırılar düzenleyen dönemin Çarlık Rusya’sı Çerkesler ve Çeçenler tarafından gerçekleştirilen bir direnişle karşılaşmış ve ardından gelen büyük karşı saldırılar sonucunda yöre halkını zorla göz ettirmiştir. Bu ırkçı yaklaşım nedeniyle göç etmek zorunda kalan milyonlarca insan yolda açlıktan ve hava şartlarından dolayı yaşamını kaybetmiştir. 1 milyon insan da Osmanlı topraklarına göçe zorlanmıştır.

  1. Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları anayurtları Kafkasya’da eşsiz bir dil ve kültür geliştiren Çerkesler yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen, büyük devletlerin ve Çarlık Rusyası’nın kolonyalist politikaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda soykırıma uğradı ve anayurtlarından koparıldı.
  2. 21 Mayıs 1864; 300 yıl süren Kafkas – Rus savaşlarının sona ermesi ve Kuzey Kafkas halklarının sürgüne zorlanmasının başlangıç tarihidir.
  3. Sürgün esnasında birçok Çerkes, açlık, susuzluk, hastalık ve çeşitli deniz kazaları nedeniyle yaşamını yitirdi.
  4. Gemiler de daha fazla para alabilmek için çok yolcu alıyor, bu yüzden fazla yol almadan batan gemilere sık rastlanıyordu. Günümüzde de bu nedenle balık yemekten uzak duran çok sayıda Çerkes olduğu biliniyor. Çerkes yaşlıları, ‘balıkların atalarını yediklerini, balık yemeleri halinde kendi atalarını yiyeceklerini’ düşünerek, balık yemeyi reddediyor.
  5. 1864 yılının Mayıs ayında, Trabzon’daki Rus konsolosunun yazdığına göre 30 bin Çerkes açlık ve hastalıktan kırıldı. Gemilerde hastalık alameti gösteren olursa derhal denize atılırdı. Sürgüne tabi tutulan nüfusun en az dörtte birinin yolculuk, kamp yaşamı ve yeni yerleşim yerlerine uyum sırasında öldüğü kabul edilmektedir.
  6. Bugün Türkiye topraklarında yaşayan Çerkeslerin nüfusu hala Kafkasya’da yaşayan soydaşlarının nüfusundan daha fazladır.
  7. Tüm baskılara, dağılmışlığa, acılara karşın Çerkesler varlıklarını ve kimliklerini koruyor, yaşatıyorlar. Bu nedenle 21 Mayıs’lar, Çerkes halkının yaşama direncinin ifadesidir. 21 Mayıs direniştir, başkaldırıdır, diriliştir.
  8. Çerkes soykırımı hakkında Lev Tolstoy: (Ünlü Rus edebiyatçı) şöyle der “Köylere gece karanlığında dalıvermek adet haline gelmişti. Gecenin kara örtüsü altında Rus askerlerinin ikişer üçer evlere dalmasını izleyen dehşet sahneleri öylesine korkunçtu ki, hiçbir rapor görevlisi olanları aktarmaya cesaret edemezdi…

Rus Tarihçi SULUJİYEN: “Dağlılar teslim olmuyor diye biz davamızdan vazgeçemezdik. Silahlarını alabilmek için yarısının kırılması gerekti. Kanlı savaşta bir çok kabile tümüyle yok oldu. Ayrıca,çoğu anneler bize vermemek için kendi çocuklarını öldürüyorlardı…”

Fransız Gazeteci A. FONVİLL: “Gemicilerin gözü doymuyordu. 50-60 kişilik gemiye 200-300 kişi alıyorlardı. Biraz su ve ekmekle yola çıkmışlardı. 5-6 günü aşınca bunlar tükeniyor ve açlıktan salgın hastalıklara yakalanıyorlar, yolda ölüyorlar ve onlar da denize atılıyorlardı. 600 kişiyle çıkan gemiden ancak 370 kişi sağ çıkabilmişti.”

Rus Tarihçi ZAHARYAN: “Çerkesler bizi sevmezler. Biz onları, özgür çayırlarından çıkardık. Avullarını yıktık. Bir çok kabile tümüyle yok edildi…”

Çerkes soykırımı dünyadaki birçok ülke tarafından resmi olarak tanınmamıştır. Soykırımı ilk taniyan bağımsız ülke ise 2011 yılında aldığı tanıma kararı ile Gürcistan olmuştur.

1864’te Kafkasları ele geçirmek için bir dizi saldırılar düzenleyen dönemin Çarlık Rusya’sı Çerkesler ve Çeçenler tarafından gerçekleştirilen bir direnişle karşılaşmış ve ardından gelen büyük karşı saldırılar sonucunda yöre halkını zorla göz ettirmiştir. Bu ırkçı yaklaşım nedeniyle göç etmek zorunda kalan milyonlarca insan yolda açlıktan ve hava şartlarından dolayı yaşamını kaybetmiştir. 1 milyon insan da Osmanlı topraklarına göçe zorlanmıştır.

 

 

 

 

- Yorumunuz -

BU YAZILAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

- Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşın lütfen -

Send this to a friend