Kitap yüklü Eşekler

Günümüzün Kitap yüklü Eşekleri Kimlerdir

yazan Arif Ağırbaş
Bu yazıyı beğenin

Aufrufe: 80

Kitap yüklü Eşekler

 

 

Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu kitaplar taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini yalanlayan topluluğun durumu ne kötüdür! Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez. 

(Cuma suresi; ayet 5)

Ayette bahsedildiği gibi “kitaplar taşıyan eşekler” ifadesi durumu açıkça bildirmektedir. Bu ayete benzeyen bir de çok hikâyeler rivayet edilmektedir. Bunlardan birisini “teşbihte hata olmaz” diyerek zikredelim inşallah. Mevlana’nın mesnevisinde yer alan bazı konulara âlimler dil uzatarak, “Biz iki eşek yükü kitap okuduk ama böyle bir şeye dair tek satır göremedik, okumadık” diye kendisini eleştirince “Onlar eşekçe okumuşlar “diyerek manalı bir cevap verilmiştir.

Evet değerli kardeşlerim mesele eşek yükü kadar kitap okumak değildir. Asıl mesele, okuduklarını eşekçe okumamaktır. Bunu maalesef günümüzde sıkça görmekteyiz. Kendi reklamını yapabilmenin yolunu bulan, günümüzde sesini duyurmanın en başarılı yolun insanların değerlerine dil uzatmada olduğunu anlayan bazı “eşek yükü kadar kitap taşıyanlar” her asırda piyasaya başka bir sıfat ve taktiklerle gündeme girmeye başarıyorlar.

Bu kimseler, şimdiye kadar büyük Allah dostlarınca açıklanmış ve evliyalığında şüphe bulunmayan zatların ifadelerini yanlışmış gibi yeniden yorumlayıp, onlara kısmen hakaretlerde de bulunuyorlar. Utanmadan Mevlana Celaleddin Rumi Hz., Abdulkadir Geylani Hz. ve., Bediüzzaman Hz.’ine dil uzatıp, sanki bu zatlar dinimizi anlamamışta bu “eşek yükü kitap taşıyanlar” anlamışlar.

Abdülaziz Bayındır gibi, Mevlana’ya laf eden, zikir ile dalga geçercesine hareketlerde bulunan, ardından birbirine çelişkili olan sözler kullanıp, (hâşâ) “Allah gaybı bilmez” deyip ayet inkâr edenlerin durumu, çok vahim olacaktır.

Kimileri de “Kader yoktur”, “Mirac hadisesi hiç vuku bulmamıştır”,  ve sözde ateistlerin durumunu anlatırken düşüncesizce “Allah’ı yakalasalar meydan dayağı atacaklar” ifadesini terbiyesizce kullanma cüretinde bulunan sözde âlimler. Konuşurken bir acayip konuşayım, ilgi çekeyim, şöyle güzel bir ifade kullandı desinler diye, lafının nereye gideceğini hesap edemeyen “eşek yükü kitap taşıyanlar”.

Peki, bu gibi kişiler neden rağbet görüyorlar:

Geçmişte de olduğu gibi, günümüzde de bu tarz insanlar olmuştur ve olacak’tır da. Allah’ın dinine hizmet edenler ne kadar bulunuyorsa da şeytanın tuzağına kapılanlar da olacak’tır. Allah dostları bu şahıslar gibi boş söz söylemez. Şeytanın tuzağına kapılmayanlar olacak olsaydı, “Cennet ucuz değil, cehennem’de lüzumsuz değil” dermiydi Bediüzzaman?  

Olayın üzücü tarafı da bu kendini dünyanın en büyük âlimi sanan insanların İlahiyat Fakültesinden mezun olmaları ve ünvan sahibi olmalarıdır. Şeytan’ın vesveselerine uyup, popüler olmak için ruhunu satan bu insanlar, elbette ki ünvan sahibi, popüler ve sözü geçecek insanlar olmaları gerekiyor. İblis tek tek insanları kandırmakla uğraşacağına, bu tarz insan tiplemesini kandırır ve binlerce insanın yoldan çıkmasına vesile olurlar. Bir taş ile binlerce kuş misali.

Haddini iyice aşıp, kibirlerinde kayboldukları için, yüce Rabbim onları şaşırtıp yanlış ifadeler kullandıklarını artık milletimiz görüyor. Görmeyenler de böylece bilmiş olsunlar ki, “Haddini bilmeyeni, Cehennem haddini bildirir.”

Ben demiyorum bunu Cenabı Allah (c.c.) diyor. Yukarıda belirttiğimiz ayetteki geçen ifadeyi tekrar hatırlayalım.

…”Allah’ın ayetlerini yalanlayan topluluğun durumu ne kötüdür! Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez.

 

 

 

- Yorumunuz -

BU YAZILAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

- Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşın lütfen -
Share via
Send this to a friend