Kurban

Bayram’da Neyi Kurban Ediyoruz? -Kurban’ın Hükmü-

yazan Arif Ağırbaş
Bu yazıyı beğenin

Aufrufe: 31

Neyi Kurban Ediyoruz?

 

Öncelikle bilmemiz gereken husus şudur ki, Kurban ibadeti,  insana, Allah’a tamamen teslim olmayı öğreten bir ibadettir. Hz. İbrahim (a.s.) oğlunu kurban etmesi emrini almasının ardından bu emri tereddütsüz yerine getirmek istemesi, oğlu İsmail  (a.s.)’ın bu emri, teslimiyetle karşılaması, aslında Müslümanın Allah’a bütün varlığıyla teslim olması gerektiğini, fiilen anlatan büyük bir olaydır.

Bir Müslüman olarak, Allah’a teslimiyetin aynen Hz. İsmail (a.s) gibi ve her şeyini Allah’a kurban edebilme hususunda Hz. İbrahim (a.s) gibi olması gerektiğini öğretir bize Kurban.

Teslimiyet ve fedakârlık yolunda, iblis nasıl Hz. İbrahim’i, oğlunu kurban etme hususundan vaz geçirmeye çalıştıysa, bugün yine aynı iblis Müslümanları ellerindekini Allah için infak etmesin diye uğraşı içinde değil mi? Bu gibi teslimiyet ve itaat örnekleri, Asr-ı Saadetten birçok örnekleri vardır. Adeta her şeylerinden Allah için vaz geçmişlerdir. Günümüzde de bu gibi örnekler vermek mümkündür.

15 Temmuzda, Din ve Vatan uğruna gözlerini kırpmadan ve Ezan sesleri dinmesin diye sokağa çıkandan tutun, Ömer Halisdemir gibi kendini KURBAN eden yiğitleri de, bu örneğe dahil etsem yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Sümeyra (r.a.) Uhud savaşında babasını, kocasını, kardeşini ve iki oğlunu Allah için feda ederken, savaş meydanına geldiğinde, „yakınların burada yatıyor“ diyenlere, „Resulullah şehid olmuş bana onu gösterin“ diye direten bir yiğit kadını biliyoruz. 5 aile ferdini birden bir savaşda kurban verdikten sonra, hala Allah’ın Dini yeryüzünde lidersiz kalır endişesini yaşayan bir iman eridir, Sümeyra (r.a.)

Elinde avucunda ne varsa sadaka veren Hz. Ebu Bekr (r.a.) “ev halkı için ne bıraktın ya Eba Bekr” sorusuna “Allah ve Resulünü bıraktım” cevabını veren bir örnek şahsiyettir, Hz. Ebu Bekr (r.a.)

Dönelim Kurban konusuna: Peki, bugün nasıl?

Allah’a yaklaşmak için neler yapıyoruz? Kurban bayramında kestiğimiz kurbanı ne niyetle kesiyoruz? Et yemek için mi? Herkes kesiyor bende kesmezsem beni fakir zannederler, korkusu ile mi? Ya da kurban kesmenin şartlarını gözetiyor muyuz?

Maalesef bu gibi sorulara muhakkak herkes çevresinde şahid olduğu olmuştur.

Kurban kesmeye parası yeterli değil ama çevresi „kesemiyor“ demesin diye, borç bulup kurban kesenleri görüyoruz. Bu kimselerin hangi niyetle kurban kestiğini varın siz düşünün. Herkes böyle davranırsa kurban etinin üçte birini kime vereceğiz?

Bir de kurbanlık hayvanı araştırırken, keseceğimiz hayvanın budunu, etini, ağırlığını, „pirzolası iyi olur, kuşbaşısını yapsak daha lezzetli olur“ diye niyet ederek kestiğimiz kurbanlar ile ne kadar Allah’a yaklaşırız? Büyük baş hayvana hisse olduysak, hissemize bir kaç kilo az düştü diye hissedar kişilerle kavgaya tutuşanı, az mı gördük?!

Kurban etinden ihtiyaç sahiplerine dağıtmak isterken, en etli kısmını kendisine ayıranları da gördük. Kuran-ı Kerimde Allah (c.c.) şöyle buyurur: „Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.” (Hacc; 37)

Şimdi de müsadenizle sizlere Bayram’da bazı dikkat edilmesi gerektiğini düşündüğüm bazı hususları hatırlatmak isterim:

  1. Kurban kesemiyorsanız kredi çekerek, borç alarak kurban kesmeyin. Fakir görüneceğim diye utanmayın ki, Kurban kesenler ibadetlerini, size hisse vererek yerine getirebilsinler.
  2. Kurbanlığınızı elinizden kaçırdıysanız, tekme ve sopa ile yunan harbine gidiyormuşcasına hayvana eziyet etmeyin. Vallahi bunun hesabı sizden sorulur, ibadet yapacağım diye bir de cehenneme götürecek amelde bulunmayın.
  3. Eğer büyük baş kurbana ortak oluyorsanız, size yarım kilo az düştü diye, ortaklarınız ile kavga etmeyin.
  4. Kestiğiniz kurbanın 3’te birini dağıtacaksınız ya hani (inşallah), kurbanın güzel yerinden dağıtın. Sadece yağlı ve kemik kısmından göndermeyin. Unutmayın kesilen hayvanın adı KURBAN’DIR. Yani bir şeylerden vazgeçmek manasına geliyor. Daha 3’te birini kurban edemiyorsanız, Allah (c.c.) için kurbanın manasını anlamış olmazsınız. Hz. İbrahim (a.s.) oğlundan vazgeçmişken siz daha 3’te birinden mi vazgeçmeyeceksiniz?
  5. “Bayram mayram dinlemem” deyip, küs olduğunuz akraba ve tanıdıklar ile bu sefer de küs kalıp inat etmeyin. Bayramda sadece hayvan kesmek değil, bununla beraber inadınızı da kurban edin.
  6. Eş, dost ve akraba ziyaretlerine gittiğinizde, kesmiş olduğunuz kurban hakkında konuşmak yerine, Resulullah efendimiz (s.a.v.)’ı hatırlayın, Ashabı Kiram hakkında konuşun, Allah dostlarından bahsedin ki manevi bir hava oluşsun. Hep dünya, hep dünya nereye kadar.

Allah (c.c.) kazasız, belasız, gafletsiz ve günahsız bir Kurban Bayramı geçirmemizi nasip eylesin. AMİN!

 

 

 

- Yorumunuz -

BU YAZILAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

- Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşın lütfen -
Share via
Send this to a friend